Düşün ve Kalk

Sorumlu, şahsiyetli ve bilinçli bir insanlık için…

İspanya Maçı Ve Düşündürdükleri


Keşke Filistin’i bir futbol finali vesilesiyle konuşmak zorunda kalmasaydık. Keşke Filistin denildiğinde akla kupalar, maçlar ve hakem kararları değil; adalet, insanlık ve evrensel hukuk gelseydi. Çünkü bir davanın en büyük talihsizliği, kendi hakikatinden koparılarak başka tartışmaların gölgesinde konuşulmak zorunda bırakılmasıdır.

Elbette bunun, bir meseleyi bağlamından koparıp bambaşka bir mecraya taşıma gayesi taşıyan yönleri de olabilir. Bunu şimdilik bir kenarda tutalım.

Dünya Kupası finali de futbolun ötesine geçti. Gerçi buna şaşırmamak gerekir. Belki de büyük futbol organizasyonları uzun zamandır yalnızca futbol değildir.

Evvelki gece Arjantin ile İspanya Dünya Kupası finalinde karşı karşıya geldi. Turnuva boyunca Arjantin’in birçok kural dışı müdahalesine sessiz kalan hakemlerin özellikle Mısır maçındaki tutumu, bu tartışmaları zirveye taşımıştı. Öte yandan İspanya Milli Takımı’ndan bazı oyuncuların Filistin davasına yönelik açıklamaları gönüllerde karşılık bulmuştu. Son olarak Rodri’nin seremoniye başörtülü bir kız çocuğuyla çıkması, Yamal’ın Filistin bayrağı açarak desteğini açıkça göstermesi birçok vicdan sahibi insanın takdirini kazanmıştı.

Buna bir de Ben Gvir denen dürzüyle Netanyahu denen zırtapozun Arjantin lehine yaptığı açıklamalar ve Messi üzerinden kurmaya çalıştıkları siyasi söylemler eklenince, birçok aklıselim insan kendisini ister istemez İspanya tarafında buldu. Nitekim son dönemde ülkemizde dikkat çekici bir İspanya sempatisi oluştuğunu da görüyoruz. Bunun önemli sebeplerinden biri, İspanya’nın bazı futbolcuları üzerinden Filistin meselesine verilen destek olarak okunuyor. Elbette bu durumun kendi içinde çelişkileri de var. Bir yandan Filistin bayrağıyla kutlamalar yapılırken, diğer yandan İspanya’nın tarihî hafızasına gönderme yapan, ”Biz sizi sürmemiş miydik” diyen ”Gırnata’dan çıkalı 800 sene oldu” diyerek Endülüs Müslümanlarını hatırlatan tepkiler de yükseldi. Fakat bu, başlı başına başka bir yazı konusu.

Hasılı, böyle bir atmosfer içerisinde finali izlerken sahada ilginç bir tablo vardı. Arjantinli futbolcuların İspanya kalesine isabetli bir şut dahi çekememeleri bir yana, önde baskı kurmak yerine oyunu sertleştirmeyi tercih etmeleri dikkat çekiyordu. İtip kakmalar, gereksiz müdahaleler, bitmek bilmeyen itirazlar… Futboldaki yetersizliklerini agresiflikle telafi etmeye çalışan bir görüntü sergilediler.

Belli ki güvendikleri bir zemin vardı. Nihayetinde hakem, İspanyol bir oyuncuya yapılan sert müdahalenin ardından kırmızı kartını göstermek zorunda kaldı. O ana kadar verilmesi gereken birçok kartın çıkmamış olması, hatta İspanya’nın tartışmalı şekilde iptal edilen golü düşünüldüğünde, bu karar bile gecikmişti. Buna rağmen Arjantinli oyuncuların yoğun itirazları, hakemin büyük bir haksızlık yaptığı hissini vermeye çalışıyordu.

Fakat bütün bunlara rağmen İspanya oyundan kopmadı. İşine odaklandı, cesaretini kaybetmedi ve sahadan galip ayrıldı.

İşte tam burada zihnim başka bir yere gitti.

Arjantin’in bu şımarık ve kuralsız tavrı bana İsrail’in hukuk tanımazlığını hatırlattı. Hakemin edilgen tavrı, Gazze karşısında çoğu zaman yalnızca izlemekle yetinen BM gözlemcilerini ve uluslararası kurumları; FIFA’nın genel atmosferi ise güç karşısında sessiz kalan BM’yi ve uluslararası sistemi çağrıştırdı. İspanya ise, en azından bir futbol müsabakası vesilesiyle de olsa, milyonlarca insana Filistin’i ve orada yaşananları yeniden hatırlattı.

Bir futbol maçı üzerinden Filistin’i konuşuyor olmak elbette kıymetlidir. Fakat asıl sorgulamamız gereken şey, Filistin’i neden ancak böyle vesilelerle hatırlayabiliyor oluşumuzdur. Hakkı savunmamız gereken asıl mecralarda sessiz kalırken, bir futbol maçından vicdan devşirmeye çalışmak biraz da hatta yine bizim kendi acziyetimizi gösteriyor.

Bağlamından koparılan her mesele, koptuğu yerde kendisine yeni hayatlar arar. Filistin de bugün biraz böyledir.

Yine de hangi vesileyle olursa olsun Filistin’i kendisine mesele edinen, mazlumun yanında durmayı seçen bütün vicdan sahibi insanlara selam olsun.

Vesselam.

Yazar, çizer, fotoğraf çeker. Çayı sever, evli, bir kız ve bir oğul babası.