1.Zamanın Doğru Yönetilmesi Gerektiğini Öğretti.

Korona birçok tanıdık ve yakınımızı aldı. Ömrümüzün aniden bitebileceğini öğretti.
Ömür insana verilen en kıymetli rızıktır, nimettir, emanettir, her rızık gibi mahduttur ve hesabı sorulacaktır
Saati kolumuzda süs gibi değil, nefes tartan yaşam terazisi gibi kullanmamızı öğretti.
2.Hayatın Farkında Olmayı Öğretti.
Bu dünyada niçin var olduğumuzun bilincini öğretti.
Sormamız lazım: Hayat ne? Ben kimim, niçin varım? Bu kadar olayların, gidişatın ne kadar farkındayım?
Yeryüzünün tamamından sorumlu olduğumuzu öğretti.
3. Eşlerimizin Önemini Öğretti
Pandemi sürecinde, aylarca küçük bir apartman dairesinde eşlerimizle 7/24 birlikte kaldık.
Eşler hakkındaki ayeti yeniden hatırlattı:
“Eşlerinizle güzellikle ve iyilikle geçinin. Kendilerinde hoşlanmadığınız, iğrendiğiniz bir şey olsa bile sabredin, yuvanızı yıkmayın ve bilin ki, Allah hoşlanmadığınız şeyde pek çok hayır takdir etmiş ve eşinizdeki o durumu büyük bir hayra vesile kılmış olabilir (Nisa 4:19).”
4. Sağlığın Değerini Öğretti.
Kıvanç duyulan tüm zenginlik ve şöhretin ölümün karşısında solduğunu ve anlamsızlaştığını öğretti.
Dünyada en pahalı yatağın “hasta yatağı” olduğunu öğretti.
Her türlü işimiz için pek çok kişiyi istihdam edebileceğimizi, ancak bizim yerimize hastalanacak kimseyi bulamayacağımızı öğretti.
5. Sabrederek Direnmeyi Öğretti.
Sabrın; acizlerin ve korkakların teselli için sığındığı bir teselli kaynağı olmayıp, bir direnç ve savaş hareketi olduğunu öğretti.
Yine sabrın, “asla vazgeçmem, zamanı gelinceye kadar direnirim, beklerim ve kazanırım” diyebilme kararlılığı olduğunu öğretti.
6. Acılarımızı Hocalarımız Yapmayı Öğretti.
Adamı adam yapan sevinçleri değildir, acılarıdır. Derdi olmayan adam yoktur, varsa da adam değildir.
Tekâmülün sırrı zorlanmaktır. Zorlanmayan organ gelişmez.
Engebeli yolda yürümeyen AVM çocuğunun, denge organlarının gelişmeyeceğini öğretti.
Acılar olmasaydı, merhametin pasif kalıp aktif hale geçmeyeceğini öğretti.
Acı kendisinden istifade edilmiyorsa acı, ediliyorsa tatlıdır.
Acıların sabır ve tevekkülle yönetileceğini; yönetilen acının tatlı, yöneten acının ise acı olacağını öğretti.
7. Ölüme Destansı Yürüyerek Ölmemeyi Öğretti.
O kadar çok hastalık, ıstırap ve ölüm gösterdi ki bize 2020, daha neler öğretti:
Öyle bir hayat yaşamalıydık ki, Allah’ın emeğine değmeliydi…
Öğrendik ki; “kahraman dediğimiz insanlar, bir şey yapılması gerektiğinde, şartlar ne olursa olsun onu yapanlardır.”
Dünyaya tek başına meydan okuyabileceğimizi öğretti. Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiğini, daha sonra da asıl yürüyüşün, kalabalıklara karşı olması gerektiğini öğretti.
Ya tarihin yatağını yapacaktık, ya da bu yatakta çöp olacaktık.
Özetle; insanlığımızın hakkını vermemiz gerektiğini öğretti.
Bize ömür lütfeden Allah’ım. Seni sınırsızca övüyor ve çok seviyoruz.
Hepinize sağlık, huzur, mutluluk ve başarı dolu nice yıllar diliyorum.
Ankara, 01 Ocak 2021
Prof. Dr. Orhan Arslan

Prof. Dr. Orhan Arslan

11 Ocak 1945 tarihinde Samsun'un Havza ilçesinde doğdu. 1968 yılında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi'ni bitirdi. 1989 yılında Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Biyoloji Eğitimi Ana Bilim Dalı'nda profesör oldu.

Yorum yap