“Ölüm Allah’ın emri, trafik olmasaydı”


Trafik, klasik bir sorunumuz, eski ama eskimeyen. “Fikirler kadar araçlarla da ilişkilerimizi düzenlememiz gerekiyor” diyor şair. Burada taşıtları kastetmiyordur belki ama konumuz gereği biz öyle anlarsak da yanlış olmaz.

İstatistiklere göre ülkemizde trafik kazalarında her gün yaklaşık 20 (YİRMİ) kişi hayatını kaybediyor. Aşağıya ufak bir tablo ekliyorum:

YILLARA GÖRE TRAFİK KAZA İSTATİSTİKLERİ

Yıl Kaza Sayısı* Kaza Yerinde Ölüm Kaza Sonrası Ölüm** Toplam Ölü Sayısı Yaralı Sayısı
2009 299.784 4.324 201.380
2010 292.308 4.045 211.496
2011 312.109 3.835 238.074
2012 362.206 3.750 268.079
2013 375.328 3.685 274.829
2014 376.769 3.524 285.059
2015 412.039 3.831 3.699 7.530 304.421
2016 413.167 3.493 3.807 7.300 303.812
2017 410.612 3.534 3.893 7.427 300.383
2018 428.311 3.368 3.307 6.675 307.071

(*) Trafik birimleri tarafından trafik kazası tespit tutanağı düzenlenmiş olan tüm trafik kaza sayısını içermektedir.

(**) Trafik kazasında yaralanıp, kazanın sebep ve tesiri ile 30 gün içerisinde ölenleri ifade etmektedir.

Kaynak: http://www.trafik.gov.tr/istatistikler37

Bu istatistiklere ulaşmak çok kolay. Bunları basit bir veri paylaşımı olsun ve 20-30 saniyede okuyup geçelim diye paylaşmıyorum. Ülkemiz yıllardır savaşın ve terörün içinde fakat trafikte kaybettiğimiz insanı hiçbir yerde kaybetmiyoruz. Yaklaşık 30 milyon araç yollarda seri katil gibi dolaşıyor. Ancak hepimiz çok iyi, çok usta şoförüz ve ne yazık ki en büyük terör sorunumuzun trafik olduğunu kabul edemiyoruz. Yol verme kavgası yüzünden birbirini bıçaklayan, birbirine ateş eden insanlarla beraber yaşıyoruz ve bu şekilde hayatını kaybedenlerse bu istatistiklere dahil bile değil.

Bir yılda yaklaşık 7000 insan ölüyor, 300.000 kişi yaralanıyor. Bakınız bunlar çok ciddi sayılar. Hangi afette, hangi savaşta, hangi terörde bu kadar çok insanı bu kadar istikrarlı bir şekilde kaybettik-kaybediyoruz? Hemen her ailenin trafiğe verdiği bir kurbanı mevcut.

Bayram ve tatil gidişleri-dönüşleri yapılan uyarılar, kamu spotları, cezalar vb. hiç bir önlem bizi bu konudaki hatalarımızdan vazgeçiremiyor.

Burada oturup kazalar şu-şu yüzden oluyor, çözüm için şunları-şunları yapmak gerek tarzında nutuk atacak hâlim ve haddim yok. Herhangi bir taşıt kullanan kişi; içkili bir şekilde araca binmenin, hız limitlerine uymamanın, sürekli acele etmenin, öndeki aracı inatla geçmeye çalışmanın, 20 ton yük alması gereken araca 40 ton yüklemenin, araca balık istifi insan almanın, caydırıcı olmayan cezaların ve diğer malum sebeplerin kaçınılmaz sonucunun, en azından kesin maddi hasarlı bir kaza olduğunu bilir. Herkes bu sayıların sebebini ve çözümünü biliyor. Geriye tek bir seçenek kalıyor: umursamazlık. Umursamadığımız şeyin insan hayatı, başta da kendi hayatımız olduğunu hatırlatmak istiyorum sadece. Bu konudaki aymazlığımızın sonucu ortaya çıkan olaylara kaza değil, cinayet deniyor.

Not: Başlık, bir Özdemir ASAF mısrasıdır.

Resim: Patrick Bremer

Avatar

Aslen Erzurum, doğma büyüme Ankaralı. Gazi Üniversitesi kamu yönetimi bölümü mezunu. Şimdi Bursa'da. Evli ve bir oğul babası.

Yorum yap