Gece yarısı sabaha doğru…

Kendimi iyi hissetiğim yerlerden birindeyim.

Kitaplığımın önünde, üçlü koltukta adeta yazarların gözü önünde olma hissiyle oturuyorum.

Kitaplara ve yazarlara göz gezdirmek her bir yazarın ve kitabın okunduğu zamanda zihin dünyamda yaptığı işçiliği hatırlatıyor, anımsatıyor.

Ve ardından zihnimde fırtınalar kopar halde beklemedeyim.

Fırtınalı dediğime aldırmayın, bu duyguyu çok seviyorum.
Fırtınaların ardından dimağımda birikenleri ve süzülenleri de…

Kentlerimizi; her bir mahallesini, sokağını, caddesini çocuklarımızın en azından filozoflar olarak yetişebilecekleri kampüsler haline getirebilirdik, getirebiliriz de.
“En azından” kelimesinin geçtiği cümleyi abartmak maksadıyla yazmadım, özenle seçilmiş bir kelime.

Sosyolojik bir ufuk çağrısı, zihinsel tırmanış.
Nasıl oluyor da her anından hikmetli dersler fışkıran insanlık tarihinin üzerine yatıp uzanabiliyoruz?!
Bu sessizlik sağır ediyor.

Körlüğün hastalık gibi yayıldığı yazıyordu bir kitapta, görmek artık bir suç gibi…
Yoksa sessizlikte mi aynı kaderi paylaşıyor?

Gece kemiriyor zihnimi.

Çok az sayıda insan kaynağını eğiterek çok sayıda insanın azmanı oluyorlar.
Çok sayıda bulunan insan kaynağımızı çok iyi eğitmeliyiz.

Kullanılmaktan ziyade kullanılmaya müsait olmak da kötü.

Gece kemiriyor zihnimi…

Gök yüzünde gezegenlerden birinden ayaklarını asmış yer yüzünü izliyor çocuk.

Olup bitenleri görüyor anlam veremiyor artık.

Yaşayan bu varlık, kan dökmek ve fesat çıkarmak için mi burada?

Varlık içinde yokluk çekiyorlar oysa.

İnsanlığı ihya edecek kaynaklar birilerinin elinde dönüp dolaşan emtiaya dönüşmüş.

İhya olmak bir yana ateş dolu çukurların etrafında seyir ediyorlar.

Kardeşler paylaşılmasın istenileni, paylaşmamanın yollarını arayarak memnun ediyor çukur sahiplerini.

Gece kemiriyor zihnimi.

Sözlerim bir milyarderin ağzından süzülse daha fazla anlam yüklenebilirdi belki ama olsun asılı dursun dijital evrende.

Yanık sesli ağıt içeren türkülerden birini dinlemiş gibi hissediyorum kendimi.
yüreğimin üstü sızlıyor
Gece kemiriyor zihnimi.

One thought on “Gece Kemiriyor Zihnimi

  • 24 Mart 2026 tarihinde, saat 02:53
    Permalink

    Bir milyarderin ağzından çıkan sözlere verilen değer ile saf ve temiz duygularla kaleme alınan sözlerin değerini ne o milyarder bilebilir nede şakşakcıları… Velhasılı milyarlık ağızlardan çıkan ucuz cümlelere değil, samimi duygularla kaleme alınan pahabiçilemez kelamlara ihtiyacımız var.. Kalemin keskin sözün kavî olsun paylaşımlarının devamını bekliyoruz..

    Yanıtla

Yorum yap