Türk Milleti Orta Asya’dan itibaren 100.000 yıllık tarihe sahip müstesna bir insanlar topluluğudur. H. sapiens’in ilk medeniyet ve kültür birimiyiz. Bu nedenle Cumhuriyet Bayramı’nı coşkuyla, heyecanla kutlamalıyız, yaşamalıyız.

1071’den en az 30.000 yıl önce Anadolu’ya gelmiştik, buralarda hep vardık. Bu topraklardaki tarihin kaydettiği ve kaydetmediği bütün devletleri biz kurduk. Gittiğimiz hiçbir yeri sömürmedik, insanlarını esir almadık; kültür ve sanatımızla bezeyerek değerlendirdik ve yurt yaptık.

Ancak, Avrupa bizi bu topraklarda hiç istemedi. Birinci Cihan savaşına, zaten taksim edilmiş bir devlet olarak zorunlu girdik. Hemen bütün cephelerde kazanmamıza rağmen, sözde ortağımız Almanya’nın yenilmesiyle bizi de mağlup saydılar, önce teslim aldılar, sonra parçaladılar.

Mustafa Kemal

Çanakkale cehennemi, Türk’ün yeniden dirilişinin örsle-çekicidir. Yüzbinlerce fidanın Peygamberin ağuşuna kavuştuğu o girdaptan, Türkün Millet olma şuuru yeniden tarih sahnesine çıktı ve bir Lider belirdi.

Görev O’na tevdi edildi, 19 Mayıs 1919’da, Milletimiz Mustafa Kemal’in şahsında bir kez daha şahlandı.

İstiklal savaşımız tam bir destandır. “Şu Çılgın Türkler”i bir daha hatırlar mıyız?

Atatürk Ve Cumhuriyetin İlanı

Cumhuriyet’in ilanı muhteşem bir olaydır.

Türkiye, 1923’e kolay gelmedi. Osmanlı Devletimiz son yüz yıl hep geriledi, kaybetti. Türkiye yılgındı, insanlar yorgundu ama Atatürk Türklere bu harika ürpertiyi verdi.

İslam’da siyasi model yoktur. Cumhuriyet, insan fıtratına ve İslam’a en uygun idare biçimidir.

Güçten Önce Güç Ahlakı

Cumhuriyet, güçten önce güç ahlakına sahip olmamızı ister. “Önce devlet“ demez, “Önce İnsan” der. Çünkü insan yoksa hiçbir şey yoktur.

Cumhuriyet, güç ve servet temerküzünün (belli ellerde toplanması) önlenmesini ister.

Cumhuriyette, iktidar mensupları, insanlardan hiç kimseyi ötekileştiremez. Öteki şeytandır. Herkesi ötekileştiren sorumlu makamda bulunan biri, bir gün kendisini de ötekileştirir ve kendisinin şeytanı olur.

Yapmamız gereken ne mi? Çok basit. Cumhuriyeti, cumhuriyet gibi yaşamak.

Bize Cumhuriyet gibi insani bir rejim lütfeden Allah’ım. Bize bu sistemi koruyacak istek ve güç ver. Biz Seni sınırsızca övüyor ve çok seviyoruz.

Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.

Prof. Dr. Orhan Arslan

11 Ocak 1945 tarihinde Samsun'un Havza ilçesinde doğdu. 1968 yılında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi'ni bitirdi. 1989 yılında Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Biyoloji Eğitimi Ana Bilim Dalı'nda profesör oldu.

Yorum yap