Tecrübeyle Yüzleşme


Anneannemin hatırına;

Çekilen acılar karşısında küçük sevinçler arayan bir çift göz var yalnızca hayatımızda. İstediğimiz tek şey duamızda yer alır oldu. Sıradan teselliler alışılagelmiş cevaplar verme gereksinimi uyandırır bizde. İstediğimiz şey içi boş cümleler duymak değil de daha farklı şeyler… Belki sıcak bir gülümseme, belki kendini içinde bulduğun güzel bir sohbet, belki de seni güvende hissettirecek huzurlu bir ortam… Ve işte o an arayışlar başlar hayatında zincirin koptuğu yerden…

Hayatının engin tecrübelerini sana sunacak kişi artık yoktur artık, çünkü tecrübe edinme vakti sana gelmiştir…

Mahrum kalacağın birçok şeyi düşünürsün ve kendini kalbinin en derinliklerinde çığlıklarının iç içe geçmiş haliyle teselli etmeye çalışırsın… Kendini çok yalnız hissedersin. Kimse seni görmüyor, senin gibi hissetmiyor, seni anlamıyor. Bu yüzden yardım da etmiyor…

Aklına şu dua geliyor;

…”Rabbim! Beni yapayalnız bırakma. Sen mirasçıların/ varislerin en hayırlısısın.” Enbiya: 89

Kaybederken sende oluşan boşluktan olsa gerek sevgini bulursun. Onun sendeki varlığını fark edersin. Sevgimizin yüceliğini kaybettikçe anlarız. Tecrübelere bağlıdır. İlk kaybedişin şok etkisi uyandırır; aylar belki de yıllar sonra hissedersin ama sonrakiler acısını artık o an hissettirmeye başlar. Farkındalıklar kazanırsın değer verdiklerine karşı. Üzmek, kırmak, incitmek en son isteyeceğin şey olur hep nasıl daha fazla mutlu edebilirim, nasıl sevgimi daha çok hissettirebilirim diye düşünürsün. Çünkü onları da kaybedecek olma ihtimalini göz önünde bulundurman gerekir. Bu korkuyla yaşamak seni fazlasıyla yıpratıyor olabilir ama umurunda değildir. Korktuğun şey başına gelir derler ya, daha birinin acısını sindirememişken ikinci bir uyanış olur yaşadığın kabuslar gördüğün bu dünyada. Ansızın telefonunun çalmasıyla yüreğinde açılan o derin boşluğun verdiği acıyı tekrar düşünüyorken birden yaşayıveriyorsun onu da ve tam da dediklerim oluyor birer birer gerçekleşiyor…

Huzuru bulduğun kişiyi bir daha görmeyecek olman aklına geldikçe yalnız kaldığını düşünürsün..

Aklına ayetler gelir… Önemli olan onu hayatına aksettirebilmek değil miydi zaten…

Allah’ım iradem hislerim aklımın önüne geçmesin. Senden başka sığınabileceğim kimsem yok, senden başka varlığa dair herhangi bir güvenimde yok.

Ve anladım ki bazen kulluk sınavı verir insan, başına geleni hak etmese de Rabb’ine daha da yaklaşsın diye.

Hiç kuşkusuz, biz seni biraz korku, açlık ve bir parça mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabır gösterenleri müjdele. Bakara: 155

Ey Rabbimiz! Senin iznin olmadıkça hiçbir kötülük ve sıkıntının başımıza gelmeyeceğini ve sana dayanıp güvenene bizzat senin rehberlik edeceğini de biliyoruz.

Allah’ın izni olmadıkça insanın başına hiçbir musibet (kötülük ve sıkıntı) gelmez ve her kim Allah’a inanıp güvenirse, O onun (akleden) kalbine rehberlik eder. Zira Allah her şeyi hakkıyla bilendir. Teğabun: 11

Beklediğim en güzel teselli de sendeymiş…

Rabbin seni terk etmedi, sana darılmadı da. Kaldı ki, sonrası senin için öncesinden daha hayırlı olacaktır ve zamanı gelince Rabbin sana bahşedecek, sen de (bundan) hoşnut ve memnun olacaksın. Duha: 3-4-5

Ey rabbimiz! Zorluklara karşı azim ve kararlılık sahibi peygamberler gibi şikâyetsiz ve güzel bir sabır nasip et bize.

Elçilerden kararlılık ve direnç sahibi olanların yaptığı gibi sıkıntılara karşı sabırlı olun ve onlara sabırla katlanın… Ahkaf:35

 

Meryem Polat

4 Şubat 1998 yılında Van’da doğdum. İlkokulda yazarlık eğitimi alıp kitap yazmaya başladım. Liseyi Niyazi Türkmenoğlu Anadolu Lisesinde okudum ve okul birinciliği ile bitirdim. Gazi Üniversitesi Mimarlık Bölümü 3.sınıf öğrencisiyim.” Niçin varım?”sorusuyla başlayan sorgulama serüvenim İslamın naifliğiyle buluşturdu beni. Öğrendiklerimi, bildiklerimi tebliğ etmek en değerli ve tatlı anlarım diyebilirim..

Yorum yap